Evlilik yada iş yaşamı
İş yaşamı evliliğe benzer.
Mutlu bir beraberlik umarak yola çıkarsınız.
Başlangıçta herkesin heyecanı ortaktır.
Geleceğe ait plânlar yapılmaktadır. Geç saatlere kadar süren mesailer, karşılığı düşünülmeksizin zaman ve güç harcamak kimsenin zoruna gitmez. Sonuçta ortaya çıkacak iş herkesin hayalini gerçeğe dökecektir.
İlk aylarda her başarı coşkuyla paylaşılıp, her tökezleme de sabırla sırt sıvansa da genellikle bir yılın sonunda ilişki "oturur".
İlişki "oturur" ne demektir?
Her şey normalleşir yani.
Herkes klişe yerini alır.
O özenli, sabırlı ve önceki ilişkilerden edinilen deneyimle şekillenmiş ölçülü diyalog değişmez.
Hayır, değişmez çünkü kaybolur.
Biter.
İşveren işverendir, işçi de işçidir hepsi bu!
***
Evlilik iş yaşamına benzer.
Herkesin kendine düşen işi yapmakla yükümlü olduğu karşılıklı vaatler sonunda imzalanmış bir sözleşmedir nihayetinde.
Mesela erkek ev mesai saatleri içinde evde olmazsa sorun çıkar.
Kadın kendine biçilmiş işlerin dışına çıkarsa yakışık almaz.
Evlilik kurumu içindeki bireyler birbirlerinin işlerine burunlarını sokarlarsa ya da yapmaları gereken işleri bir diğerinin üzerine yıkarlarsa arıza büyür.
Diyelim ki koca her türlü uyarıya rağmen yapması gerekenleri yapmıyorsa, kadın araya girenlere rağmen çalışma ortamını geriyorsa, germekte kararlı görünüyorsa evlilikte de iş yaşamında da benzer bir sonuca varılır: Yeni personel alımına gidilir.
Zaten kurumsal yıkımlar da işte bu noktada başlar.
***
Evlilik ya da iş yaşamı...
Verilmiş sözler, beklentiler, randımana göre şekillenen tepkiler...
Gelişim ve yönetim gurularına göre derlenip toparlanması son derece basit görünen ama hangi sihirli formülü okursak okuyalım uygulayamadığımız ve ne yazık ki üzücü sona gidişi hüsranla seyrettiğimiz yapılar bunlar...
Patronla işçinin ilişkisi karıyla kocanın ilşkisine benziyor.
İşçi de kadın da birazcık incelik, azıcık ilgi, arada bir övgü, fark edilmek, takdir görmek, emeğinin karşılığını almak istiyor.
Patron da koca da otoritelerine itaat edilmesini, onaylanmayı, sorgulanmamayı, emirlerin uygulanmasını ve çok kazanmayı istiyor.
Üstelik her ikisinin de küçük ve boş şeylere ne vakti oluyor ne de sabrı...
***
Evlilik ya da iş yaşamı...
Küçücük bir iyi niyetle çok şeyin değişebileceği iki yapı...
Cennet ya da cehennem olabilecek iki dünya..
Öyle değil mi?
0 yorum yazılmıştır
